Derya Köse Kişisel Blog
Eylül 2nd, 2006 at 2:41 pm
Posted by deryakose in Psikoloji

Aile, çeşitli dinlerde ve topluluklarda devirlere, bölgelere göre farklılık arz eder.
Baba hakimiyetine dayanan aileler (ataerkil-pederşahi) yanında, ana hakimiyetine dayanan (anaerkil – maderşahi) aileler olduğu gibi, tek evli aile (monogami) ve çok evli aileler (poligami) de görülmüştür.
İslamdan önceki topluluklarda genel olarak aile şöyledir:

Yahudilikte aile, baba hakimiyetine dayanırdı (ataerkildi). Hem sosyal hem de dini bir müessese olup, kadının miras hakkı yoktu. Çok evlilik vardı. İsrailoğullarının dışında biriyle evlenmemek esastı. Boşanma normal görülürdü. Bu sebeple boşanma çok olurdu.

Hıristiyanlıkta aile sadece dini bir müessese idi. Kocanın hakimiyeti esastı. Evlenen kadın ile erkek artık birbirinden ayrılamaz, boşanıp başkasıyla evlenen eş zina etmiş sayılırdı. Çok evlilik olmakla beraber, aileler daha çok tek evliliğe dayanırdı.

Romalılarda aile, sosyal ve dini bir kuruluştu. Ataerkil bir aile tipi hakimdi. Baba, ailenin reisi idi. İlk devirlerde, çocuklarını öldürme yetkisine bile sahipti. Evlatlık müessesesi vardı. Tek evlilik esas olup, çok evlilik yoktu.

Araplarda, Peygamber efendimizden önceki Cahiliye devrinde aile ataerkildi. Kadın ve çocukların değeri yoktu. Baba, kız çocuklarını öldürme hakkına sahipti. Nitekim kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi.

İslamiyetten önce Türklerde: Aile yapısı ataerkildi; yalnız Roma’da olduğu gibi değildi. Tek evlilik esas olmakla beraber fazla yaygın olmasa da çok evliliğe de rastlanılırdı.

İslama göre Aile İslam hukukuna gelince:
İslam dini toplumun huzuru ve insan neslinin sağlıklı bir şekilde devamı için, ailenin gerekli olduğunu bildirmiştir.
Bu sebeple nikahı helal kılarak, zinayı ve zinaya yol açan serbest ilişkileri yasaklamıştır.
Kadına hiç bir dinin, hiç bir sistemin vermediği değeri vermiştir. Peygamber efendimizin Veda hutbesindeki nasihatlerinden biri: “Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emanetidir.

Onlara yumuşak davranınız, iyilik ediniz.” olmuştur. Başka bir hadis-i şeriflerinde de; “Cennet anaların ayakları altındadır.
” buyurarak, kadını korumada eşsiz bir hassasiyet göstermiştir.

Ancak erkekler İslamiyete göre, “ailenin reisi” olmak bakımından kadınlar üzerinde (daha üstün) bir dereceye sahiptirler.
Cenab-ı Hak, kadını erkeğin himayesine vermiştir. Ayet-i kerimede, “Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler; kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar.
” (Nisa: 34) buyurulmaktadır. Bununla beraber, erkeklerin meşru surette kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır.
Ailenin mutluluğu ve sosyal hayatın huzuru, aileyi meydana getiren kadın ve erkeğin, vazife ve sorumluluklarını bilip, uygulamasına bağlıdır.


Eylül 2nd, 2006 at 2:36 pm
Posted by deryakose in Psikoloji

Eğer bir çocuk eleştiriyle yaşarsa kınamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk düşmanlıkla yaşarsa savaşmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk alayla yaşarsa, utanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk hoşgörüyle büyürse, sabırlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk yüreklendirilerek yaşamışsa kendine güvenmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk övgüyle yaşarsa değer vermeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk güven ve sözde durma ile eğitilirse inanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk âdil yaşarsa adâleti öğrenir.

Eğer bir çocuk tasdik edilerek büyütülürse kendini takdir etmeyi ve kendine güven duymayı öğrenir.

Eğer bir çocuk dürüstlükle yaşrsa doğruyu öğrenir.

Eğer bir çocuk arkadaşça yaşarsa dünyada sevgi bulmayı öğrenir.

*
Dünyanın en zor şeyleri şunlardır:
Sır tutmak, kusur bağışlamak, boş vakitlerini değerlendirmek…
*
Olgun bir insanı dost edinmek isterseniz, tenkid edin!.. Basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin!…
*
Peşin hükümlü olmak, daima zayıf olmak demektir