Derya Köse Kişisel Blog
Eylül 12th, 2006 at 8:49 pm
Posted by deryakose in Cinsel Bilğiler

Odadan çıkarken size bakıldığını hissedip, döner ve odadaki erkeklerin poponuzu seyretmesini engeller misiniz? Seksi bir kadına hiç yakışmayan bu tür davranışlarınızı tedavi etme zamanı geldi. Bu yazıyı okuduktan sonra özgüven eksikliğinizden eser kalmayacağını ve seksapelinizin patlamaya hazır bir bombaya dönüşeceğini söylesek inanır mısınız? Hayır diyorsanız, siz yazımızdan yüzde yüz yararlanacak kişisiniz demektir. Hayatta önemli olan şey imajdır, unutmayın. “Kafanızdaki kendinizle ilgili olumsuzlukları silip, en ufak hatanızı eleştirmekten vazgeçerseniz, dünyada eşi bulunmaz ve müthiş bir yaratık olduğunuzu anlayacak ve iç mutluluğunuzu bulma konusunda dev bir adım atmış olacaksınız” diyor psikolog doktor Susan ]effers, “Hayat Müthiştir” adlı kitabında. Şok edici gerçek şu: Bunları elde etmek çok çok kolay. Özgüven rehberiniz işte şimdi elinizde. Size bakmasından zevk alın Erkekler sizi seyrettiğinde rahatsız mı olursunuz, yoksa bundan zevk mi alırsınız? Evin içinde temizlik yaparken bile sevgiliniz tarafından seyredilmek size mutluluk vermeli.

Asla aklınıza “Acaba nasıl görünüyorum?” sorusu gelmemeli. Şunu daima hatırlayın: Erkekler sizin belli bir yerinize bakmaz ki, o yerin kusurunu bulsunlar, onlar toplam değerlendirme yapar ve ayrıca beğenmedikleri şeye asla bakmazlar. Yani sizi seyrediyorlarsa, beğendikleri için seyrediyorlardır.

Kendinizi olumsuz eleştirme mekanizmasını yok edin

“Göbeğim var, popom büyük, burnum çirkin” gibi çeşitli olumsuz düşünceler beynimizi kemirir durur. Şimdi, şu an itibariyle bu cümleleri kullanmayı kendinize yasaklayın. Birçok kadın bunu yapar, kendi hakkındaki önyargılarını baz alarak, kendisi hakkında olumsuz cümleler kurar. Özellikle vücudunuzla ilgili özgüvene ulaşmak istiyorsanız, kafanızdaki bu eleştirel mekanizmayı yok etmelisiniz.

Vücudunuzla ilgili, espri yapmak için bile dalga geçmeyin.

Gerçek olmayan şeyler bile gerçek gibi kafanıza yerleşebilir. “Bu hızla gidersem,yakında balon gibi görünen göğüslerime yeni bir beden kat edilmesi gerekecek” türü espriler özsaygınızı yitirmenize yol açar.

Aklınıza kendinizle ilgili olumsuz değerlendirmeler gelince, kendiniz için avukatlık yapın.

“Çok kilo aldım” diye düşündüğünüzde, “Bununla ilgili herhangi bir delil var mı?”diye kendi kendinize sorun. “Bütün eski kıyafetlerimi değiştirip, bir iki beden büyük kıyafetler mi aldım?” diye devam edin. Bu sorunların cevabı negatifse, endişelenmenize gerek yok.

Doğru söyleyenleri dinleyin.

Emin olmadan konuşanlar sizi aldatabilir. Siz de emin olmadan kendi kendinize konuşursanız aldanabilirsiniz. Emin olmama durumu genelde hayatınızın bazı alanlarıyla ilgili güçsüz hissetmekten kaynaklanır. Belki sevgilinizle olan bir probleminizden dolayı, belki de işteki sorunlardan dolayı kızgınsınız. Kötü ruh halinizin gerçek kaynağını saptayın ki, sorunu atlatmak daha kolay olsun.

Güzel fotoğraflarınıza bakın

İnsan, kendini kötü hissettiği zamanlarda, güzel göründüğü fotoğraflarına bakarlar. Bu, bir şekilde insanlara moral verir. Kendini güzel görmek, moral vermesinin yanı sıra insanın yeniden kendine güvenmesini sağlar.

Çıplak takılın

Banyoda geçirdiğiniz zamanı uzatın. Vücudunuzun çıplak görüntüsüne ne kadar alışırsanız, başkası tarafından seyredilince o kadar rahat edersiniz. Yapmanız gerekenler: Çıplak uyuyun, çıplak televizyon seyredin, banyodan çıktığınızda, havluyu belinize dolayacağınıza başınıza dolayın.

Kendinize yeni bir yürüyüş yaratın

Yürürken kendinize güvendiğinizi belli etmelisiniz. ‘İşte ben buyum’ der gibi dimdik ve emin yürümeniz lazım. Yürürken duruşunuz çok önemli. Omuzlarınız geride, başınız dik, çeneniz ileride olmalı. Yürürken bacaklarınızın birini diğerinin önüne atın. Ve asla acele etmeyin.”Acele etmek için fazlasıyla seksiyim” mesajını verin.

Flört edin

Kendinizi kötü hissettiren bir toplulukta olduğunuzda, bir köşeye çekilip, kendinizle baş başa kalmak yerine, ortamdaki erkeklerle flört edin. Flört etmek özgüveninizi yerine getirir. Flört ettiğiniz kişi bir de cevap verirse, daha fazla özgüven kazanırsınız.

Kendinizi kimseyle kıyaslamayın

Genetik yapınıza kızıp, neden top modeller gibi bir vücuda sahip olmadığınıza kızmak boş u boşuna zaman kaybı. Bu davranış size hiçbir şey getirmeyeceği gibi, kendinizi kötü hissetmenize yol açar. Başka kadınlara bakıp onların neden sizden daha güzel olduklarını düşünmeniz gereksiz. Kimse dört dörtlük değildir. Sorsanız, o kadınların da kendileriyle ilgili beğenmedikleri tarafları vardır. Siz siz olun, zaaflarınızdan çok, güçlü noktalarınızla meşgul olun.

Seksi taraflarınıza yoğunlaşın

Son derece yakışıklı ve başarılı insanların çoğunun yanında kim olduğuna bakın. Hayat partnerleri dört dörtlük olmaktan hayli uzak birileridir genelde. Neden mi? Çünkü erkeklerin çoğu top model görünüşünde bir sevgili aramazlar. Son derece güzel olmasa bile seksi diye tanımlanan kadınların tarzına bakın, sizde hiçbir eksiklik olmadığını anlayacaksınız.

Bu veya şu olmasaydı

Kadınların çoğu, daha zayıf olup, daha uzun bacaklara sahip olsalardı hayatlarının değişeceğini sanıyorlar. Halbuki durum böyle değil. O şekilde olsaydınız, mutlaka başka bir şeyinizin değişmesini dilerdiniz. Bu zincir asla durmaz çünkü sorun onlar değil, sizin düşünme tarzınız. Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek zorundasınız, başka alternatifiniz yok. Başka bir kadının özelliklerini düşünmeye başladığınızda, kendi iyi özelliklerinizi düşünün.

Başkalarına kendinize gösterdiğinizden daha fazla tolerans göstermeyin

Kendinize gelince acımasız olup, başkalarına niye toleranslı davranıyorsunuz ki? Değerlendirmenin eşit olması için, herkese aynı gözle bakmanız lazım. Onlara baktığınız gibi kendinize de bakarsanız, aslında hiç de fena özelliklere sahip olmadığınızı göreceksiniz.

Negatif tepki aramayın

Sistem şu şekilde işliyor: “Bu ayakkabılar ayaklarımı kocaman gösteriyor, değil mi?” veya “Beyaz pantolonlar popomu kocaman gösterir” gibi cümleler. İnsanlardan illa ki negatif görüş istiyorsunuz ve bazen onu alıyorsunuz da. Belki alçak gönüllü görünmek istiyorsunuz, ama aslında bunlar özsaygı eksikliğini gösterir. Yaptığınız tek şey sağlıklı olmayan düşünceleri beyninize yerleştirmektir ve bu da iyi bir şey değildir.

Sıkıcı olmayın

Bu tür cümleler söyleyip, insanlardan “Ah, ne alakası var, çok iyi görünüyorsun?” demelerini bekliyorsanız, hata yapıyorsunuz. Onların bundan sıkıntı duyduklarını fark etmiyor musunuz? Belki inanmayacaksınız, ama güvensizliklerinizi sürekli afişe ederseniz, insanlar sonunda sizi samimiyetsiz bulurlar.

İltifatları kabul etmeye çalışın

İltifat eden, yatakta sevgiliniz veya işyerinizde kıyafetinizi beğenen bir iş arkadaşınız olabilir. Kim olursa olsun, iltifat ne ortamda yapılırsa yapılsın, onu samimi görmeye çalışın. Teşekkür edin ve bunu beyninize yerleştirin. Alınan iltifatlar iyi birer özgüven kaynağıdır.

İnanana kadar taklit edin

Oyuncuların rollerini tekrar ede ede sonunda oynadıkları karakterle özdeşleştiğini duydunuz mu? Yeterince özgüven sahibi olmasanız da, daima özgüven sahibi, seksi biri rolünü oynarsanız, en sonunda bunu gerçekten başarırsınız. Özgüven sahibi birini oynayın, zamanla rol olmaktan çıkıp, gerçeğe dönüşecektir.

Asla rahatsız olmayın

Saçlarınızla oynamayın, tırnaklarınızı yemeyin, ağırlığınızı bir bacağınızdan diğerine taşıyıp durmayın: Bunların hepsi rahatsız olduğunuzu gösterir.

Alanınızı belirleyin

Vücut dilinizle özgüven gösterirseniz, insanlar size daha farklı yaklaşacaktır. Duruma ne kadar hakim olursanız, insanlar size o kadar olumlu yaklaşır. Yani, omuzlar arkaya, çene yukarı, dimdik önünüze bakın!

Rahat kıyafetler seçin

Daracık jeanlere kendinizi zorla sığdırarak, daha mı zayıf göründüğünüzü düşünüyorsunuz? Asla! Çünkü pantolon sizi sıkıyor ve aklınızdan “Ben bir balina kadar şişmanım” düşüncesinin çıkmasına izin vermiyor. Siz siz olun, bir pazar gününü kendinize ayırın ve hangi kıyafetlerin size daha çok yakıştığını tespit edin. Rahat davranabildiğiniz kıyafetler seçerseniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz.

Seksi iç çamaşırları kullanın

“Teninizin üzerine giydiğiniz çamaşırlar ruh halinizi fazlasıyla etkiler. Özel günler için sakladığınız çamaşırları günlük kullanmaya başlayın. Kendinizi daha seksi, daha baştan çıkarıcı hissedeceksiniz


Eylül 12th, 2006 at 8:20 pm
Posted by deryakose in Cinsel Bilğiler

Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruk sokumudur. İkinci uyarım bölgeleri ise göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklardır. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis ve erbezleri, kadında ise toplu olarak “vulva” denen dış cinsel organlar bölgesidir. Cinsel birleşmenin ön şartı olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma olgularından ayrı bir şeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir. Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır. Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden çok bir

sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak da yaşanabilir.

Mesela erkekler striptiz izlerken…
Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler. Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir. Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında coşkulandıkları bir gerçektir.

Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği bir grupta erkeklerin yüzde 62”sine karşılık kadınların ancak yüzde 14”ünün striptiz seyrederken coşkulandığını belirlemiştir!

Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim olarak görmekle erkeklerin yüzde 77”si cinsel uyarım duydukları halde kadınların yalnızca yüzde 32”si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir.

Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını belirtmişlerdir.
Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir. Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye bir anlam taşımaz.

Hangi bölgeler önce uyarılıyor?
Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek olarak vermektedir.

Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşır. Bunlara uyarım bölgeleri denir.

Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir. Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruk sokumudur.

İkincil uyarım bölgeleri ise göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklardır. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak “vulva” diye adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir.

Özellikle leğen kemiğinin üzerindeki tüylerle kaplı deri ile dış dudaklar, “vulva”nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, “vulva”nın ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan “klitoris”dir. Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.

Yumuşak mı yoksa sert mi?
Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını da araştırmalıdırlar.

Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar. Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil uyarım bölgelerinin uyarılması olur. “Necking”, “Petting” gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir