Derya Köse Kişisel Blog
Eylül 24th, 2006 at 5:14 pm
Posted by deryakose in Diyabet

New England Journal of Medicine adlı derginin son sayısında çıkan makaleye göre, genç şeker hastalarında, kardiyo-vasküler rahatsızlıklara karşı başvurulan rejim takip edilerek, ağır komplikasyonların ortaya çıkmasının önlenebileceği bildirildi. 

Makaleye göre, İngiliz uzmanlarının üç Avrupa ülkesinde yürüttüğü araştırma; kilo ve tansiyonu kontrol ederek, egzersiz yaparak ve sigarayı bırakarak şekerin yol açabildiği ciddi komplikosyonların önüne geçilebileceğini gösterdi.

Şeker hastaları, bir numaralı şeker ya da şeker nöropatisi olarak adlandırılan hastalığın komplikasyon yaratmasını şimdiye kadar hep kanlarındaki şeker oranını kontrol ederek önlemeye çalışıyorlardı.

İngiltere, Romanya ve Yunanistan’da 1172 şeker hastası arasında araştırma yapan uzmanlar, kardiyo-vasküler riskin, şeker hastaları bakımından kandaki şeker oranı kadar önemli olduğu sonucuna vardılar.

Ağır vakalarda, şeker hastalarının el ve ayakları sinir harabiyeti yüzünden kesilmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, kolesterol düşürücü ilaçların, şeker hastalarının el ve ayaklarındaki sinir harabiyetini durdurup durdurmadığının anlaşılması için klinik deneyler yapılması  gerektiğini belirttiler.

THE HEALTH NEWS .org siteden alıntı.


Eylül 24th, 2006 at 5:10 pm
Posted by deryakose in Diyabet

Sağlık Bakanı Akdağ, “Türkiye’de diyabet tanısıyla hastaneye yatan hastaların sayısında son yıllarda artış gözlenmektedir” dedi

Bakan Akdağ, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında, yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından birisi olan “diyabet”, halk arasında bilinen adıyla “şeker hastalığı”nın dünya nüfusunun yüzde 2.5’ini olumsuz etkilediğini söyledi.

Diyabet hastalığının, insülün hormonunun yokluğu veya yetersizliği sebebiyle kan şekerinin normalin üzerinde seyrettiği, tüm yaş gruplarında görülebilen ve yaşam boyu süren bir hastalık olduğunu ifade eden Akdağ, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon diyabet hastası bulunduğunu, aileleriyle birlikte 10 milyon vatandaşın diyabet hastalığından etkilendiğini kaydetti. Akdağ, Türkiye’de diyabet tanısıyla hastaneye yatan hastaların sayısında son yıllarda artış gözlendiğini belirtti.
Bakan Akdağ, diyabet hastalığının aşırı su içme ve yemek yeme, sık acıkma, aşırı idrara çıkma, yorgunluk ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterdiğine dikkat çeken Akdağ, iyi tedavi edilmediğinde yaşamsal organlarda ciddi ve kalıcı hasarlara neden olan diyabet hastalığının en sık ölümlere neden pek çok hastalığın hazırlayıcısı olduğunu kaydetti.
      

        ÜÇTE BİRİ DİYABET HASTASI
      

 Diyalize giren hastaların üçte birinin diyabet hastası olduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti: “Genç yaşta kalp krizi geçiren kişilerin yarısından fazlasının kan şekeri oranının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Erişkinlerde körlük nedenleri arasında birinci sırada yer alan diyabet hastalığı, kazalar hariç hastaların ayağını kaybetmesine, gebelikte bebeklerin gelişim bozukluklarına, düşük doğum ağırlığı ve ölüm riskinde artışa neden olmaktadır. Diyabetten korunmak, hastalığı geciktirmek veya kontrol altında tutmak mümkündür. Hastalığa neden olan risk faktörlerinin başında, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve ailede diyabetli bireylerin olması gelir. Fazla ve aşırı kilolar (obozite) bir çok hastalığı olduğu gibi diyabeti de beraberinde getirmektedir. Ülkemizde yaklaşık 8.5 milyon obez hastası vardır. Diyabetli hastaların ise yaklaşık yüzde 80’ini aşırı kiloludur.”