Derya Köse Kişisel Blog
Ocak 10th, 2008 at 10:39 pm
Posted by deryakose in İslami Konular

Cumartesi günü, Hicrî takvimin ilk ayı olan Muharrem’in onu, yani Aşûre günüdür. İslâm’da önemli bir yeri olan Aşûre gününde çok mühim hadiseler meydana gelmiştir. Bazıları şunlar:
Meleklerin ve Cebrail Aleyhisselâm’ın yaratılması,
O gün, 10 kişiye selâm vermeli veya bir kişiye 10 selâm vermeli, mümkünse gusletmeli, yapılabildiği kadar hayır hasenatta bulunmalı, küçükler, bilhassa yetimler sevindirilmeli, hiç olmazsa 2 rekât namaz kılarak bu ümmetin hidayet ve selâmeti için dua etmelidir.

Göklerin (yıldızların, seyyârelerin) ve yerin (dağların, denizlerin) yaratılması ve yeryüzüne ilk defa yağmur yağması,
Adem Aleyhisselâm’ın yaratılması, cennete konulması ve sonra tevbesinin kabulü,
İdris Aleyhisselâm’ın göklere kaldırılması,
Nuh Aleyhisselâm’ın gemisinin Cudi Dağı üzerinde karaya oturması,
İbrahim Aleyhisselâm’ın doğumu ve Nemrud’un ateşinden kurtulması,
Musa Aleyhisselâm ve kavminin, Kızıldeniz’in yarılıp yol olmasıyla Firavun’un şerrinden kurtulması ve Firavun ve askerlerinin boğulması,
Eyüb Aleyhisselâm’ın hastalıktan şifa bulması,
Yunus Aleyhisselâm’ın balığın karnından kurtulması,
Davud Aleyhisselâm’ın tevbesinin kabulü,
Süleyman Aleyhisselâm’a saltanat verilmesi,
Yusuf Aleyhisselâm’ın kuyudan çıkarılması,
Yakub Aleyhisselâm’ın gözlerinin açılıp tekrar görmeye başlaması,
İsa Aleyhisselâm’ın göklere kaldırılması,
Hz. Hüseyin Efendimiz’in şehid edilmesi.
Kıyamet de Cuma gününe rastlayan bir Aşûre günü kopacaktır.
Ramazan orucu farz kılınmadan önce, sevgili Peygamberimiz, Aşûre günü oruç tutarlardı. Hatta o zamandaki müşrikler bile Aşûre gününün değerini bilir ve o gün oruç tutarlardı. Peygamberimiz (sav) Medine’ye hicret ettiğinde, oradaki Yahudilerin oruç tuttuklarını gördü. Niçin oruç tuttuklarını sordu. “Bugün, Hz. Musa’nın Firavun’un şerrinden kurtulduğu gün olduğu için, ona şükür olarak tutuyoruz” dediler. Peygamberimiz, “Musa’ya uymaya biz sizden daha lâyıkız” dedi. Ashabına, o gün herkesin oruçlu bulunmasını buyurdu. Hatta günün o saatine kadar bir şey yiyip içmiş olanlara bile o saatten sonra akşama kadar oruçlu kalmalarını emretti. Bu iş üzerinde o kadar durdu ki, Medine’de tellal çağırtarak ilan ettirdi.
Ashabtan birisi, “Biz Aşûre günü çocukların bile oruçlu kalmaları için, onları pamuktan oyuncaklarla akşama kadar oyalıyorduk” buyuruyor.
Ramazan orucu farz kılındıktan sonra, Aşûre orucu nafile olarak kaldı. Ancak, sadece Aşûre günü tek olarak oruç tutmak mekruh olduğundan, 9. gün de oruç tutmalıdır. 9. gün geçmişse, 10. ve 11. gün tutulur.
Aşûre günü eve ufak tefek bir şeyler alınırsa, bir sene boyunca o evde bereket olur. İslâm büyüklerinden Süfyâni Sevrî Hz., “Biz bunu denedik ve aynen böyle olduğunu gördük” buyuruyor.
O gün, 10 kişiye selâm vermeli veya bir kişiye 10 selâm vermeli, mümkünse gusletmeli, yapılabildiği kadar hayır hasenatta bulunmalı, küçükler, bilhassa yetimler sevindirilmeli, hiç olmazsa 2 rekât namaz kılarak bu ümmetin hidayet ve selâmeti için dua etmelidir.
Aşûre gününe ait güzelliklerden birisi de, Aşûre çorbası pişirip konu-komşuya dağıtmaktır. Böylece, insanlara ikram sevabı kazanılmış olur. Rivayet edilir ki, Hz. Nuh’un gemisi Cudi Dağı üzerinde karaya oturduğunda, gemide ne kadar yiyecek varsa onları karıştırıp pişirmişler, o gün bir bolluk olmuştur. Aşûre çorbası işte o günün bir nevî tekrarlanması, yâd edilmesi, hatırlanması mânâsını taşır.
Bu günde aile büyüklerine düşen bir başka vazife de, tarihte Aşûre gününde cerayan eden hadiseleri bilebildikleri kadar çocuklarına anlatmaktır. Takdir edilir ki, geçmişimizi çocuklarımıza anlatmak, vazifelerimizin en büyüklerindendir. Aşûre gününün hayırlara vesile olması dileklerimle…

Ali Eren
alieren@vakit.com.tr

www.menzil.net den alıntıdır.